Eğer maddiyat, size kendinizi tanımanıza vesile olmuyorsa, sizi başkasına en doğru şekilde tanıttığından şüphe duymayın.
İnsan, sahip olduklarıyla kendisini tanımladığını zanneder çoğu zaman. Oysa sahip oldukları, insanın kim olduğunu değil; kim olmak istediğini, kimlerden uzaklaştığını ve hangi değerlerden vazgeçebildiğini gösterir. Para, insanın karakterini değiştirmekten çok, karakterinin üzerindeki örtüyü kaldırır.
Maddi imkânınız yokken nasıl biri olduğunuzla, imkânınız çoğaldığında nasıl biri olduğunuz arasında büyük bir fark varsa, aslında değişen yalnızca hayat şartlarınız değildir. İçinizde sakladığınız insan görünür hâle gelmiştir.
Çünkü maddiyat, insana yeni bir kişilik vermez. Var olan kişiliği büyütür.
Cimriyseniz daha cimri, kibirliyseniz daha kibirli, merhametliyseniz daha cömert olabilirsiniz. Gücünüz arttıkça çevrenizdeki insanların sayısı da artabilir; fakat o insanların sizi gerçekten sevip sevmediğini anlamak, sahip olduklarınızın elinizden alınması kadar zor bir sınavdır.
İnsan bazen parasının arttığını sanırken aslında yalnızlığını büyütür. Çevresindeki insanların çoğalmasını dostluk zanneder. Saygı gördüğünü düşünürken, insanların sahip olduklarına gösterdiği ilgiyi kendisine gösterilmiş sanır.
Oysa insanın gerçek değeri, masasında kaç kişinin oturduğuyla değil, masadan kalktığında arkasından kaç kişinin iyi konuştuğuyla anlaşılır.
Maddiyatın en tehlikeli tarafı da budur. İnsana kendisini olduğundan daha değerli hissettirebilir. İnsan, sahip olduğu şeylerle kendisine bir kimlik inşa eder ve zamanla o kimliğin gerçekten kendisi olduğuna inanır.
Sonra bir gün sahip oldukları eksilmeye başladığında, aslında ne kadarının kendisine ait olduğunu fark eder.
Kimileri parasını kaybeder ve yine insan kalır. Kimileri parasını kaybettiğinde kim olduğunu da kaybeder.
İşte aradaki fark burada başlar.
Maddiyat, insanı tanımak için tek başına yeterli değildir; fakat insanın gerçek yüzünü görmek için oldukça güçlü bir aynadır. Kimin yanında nasıl davrandığınızı, güçsüzlere nasıl baktığınızı, elinizde olmayanın karşısında ne kadar sabırlı olduğunuzu ve sahip olduklarınız arttığında insanlara karşı mesafenizin ne kadar değiştiğini gösterir.
Bu yüzden insanın zenginliği, cebindekinden önce vicdanında aranmalıdır.
Çünkü para insanı herkesin tanıyabileceği biri yapabilir; ama insanın kim olduğunu yine kendi davranışları söyler.
Ve bazen insan, kendisini tanımadan yaşar.
Fakat maddiyat devreye girdiğinde, çevresindeki herkes onu çok daha iyi tanımaya başlar.
Belki de hayatın en acı tarafı budur:
İnsan kendisini tanımakta gecikebilir; fakat sahip oldukları, onu başkalarına anlatmakta hiç gecikmez.


