Çarşamba, Ekim 14, 2026

Ben, hayatı sadece yaşamakla yetinmeyen; gördüklerini, hissettiklerini ve düşündüklerini sorgulamayı seven biriyim.

İnsanları, hayatı ve yaşadığımız dünyayı olduğu gibi kabul etmek yerine, çoğu zaman “Neden?” diye sormayı tercih ederim. Çünkü bana göre insanı geliştiren şey, her şeyi bilmek değil; bilmediğini fark edip sorgulamaya devam etmektir.

Yazmak benim için yalnızca kelimeleri bir araya getirmek değildir. Bazen söyleyemediğim bir cümleyi yazmak, bazen bir insanın içinde sakladığı duyguyu anlatmak, bazen de toplumun görmezden geldiği bir gerçeğin üzerine ışık tutmaktır.

Hayata bakarken insanı merkeze koyarım.

İnsanın kibriyle, yalnızlığıyla, sevgisiyle, kırgınlığıyla, adaletsizlik karşısındaki sessizliğiyle ve kendi içindeki mücadeleleriyle ilgilenirim. Çünkü bana göre insanı anlamadan hayatı anlamak mümkün değildir.

Yaşadığım coğrafyaya da yalnızca bir memleket olarak bakmıyorum.  Bu topraklarda yaşayan insanların hikâyeleri, benim için geçmişten bugüne uzanan büyük bir hafızadır.

Bu nedenle yaptığım çalışmaların, yazdığım haberlerin ve kaleme aldığım düşüncelerin bir tarafında her zaman yaşadığım yere karşı bir sorumluluk duygusu vardır.

Bazen bir haber yazıyorum.

Bazen bir olayın arkasındaki insanı anlatmaya çalışıyorum.

Bazen de herkesin gördüğü ama kimsenin konuşmadığı bir mesele üzerine birkaç cümle kuruyorum.

Çünkü inanıyorum ki yazabilmek ve dile getirmek sadece yazmak değildir; yaşadığı toplumun ve hayatın hafızasını tutmaktır.

Yazılarımda kusursuz bir hayat anlatmaya çalışmıyorum.

Tam tersine; hayatın çelişkilerini, insanların eksiklerini, ilişkilerin kırılganlığını, yalnızlığı, sevgiyi, adaleti, vicdanı ve insanın kendi içindeki hesaplaşmasını anlatmaya çalışıyorum.

Bazen sert, bazen duygusal, bazen sorgulayıcı…

Ama her zaman samimi.

Çünkü benim için yazının en önemli tarafı güzel görünmesi değil, okuyanın kendinden bir şey bulabilmesidir.

Hayat bana şunu öğretti:

İnsan zamanla çok şey öğreniyor ama asıl mesele ne öğrendiği değil, öğrendikleriyle nasıl bir insana dönüştüğüdür.

Ben de kendi yolculuğumda hâlâ öğrenmeye, sorgulamaya, üretmeye ve yazmaya devam ediyorum.

Geçmişin izlerini unutmadan, bugünü anlamaya çalışarak ve geleceğe dair umudu kaybetmeden…

Benim hikâyem henüz tamamlanmadı.

Belki de en güzel tarafı bu.

Çünkü insan, kendini tamamladığını düşündüğü anda aslında öğrenmeyi bırakmış olur.

Ben hâlâ soruyorum.

Hâlâ düşünüyorum.

Hâlâ yazıyorum.

Ve hâlâ insanı, hayatı ve yaşadığımız dünyayı anlamaya çalışıyorum.

Welcome Back!

Login to your account below

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.