Hayatta bazı cümleler vardır; ilk okunduğunda basit görünür, fakat üzerinde biraz düşünüldüğünde insanın kendisiyle, ilişkileriyle ve hayatla kurduğu bağa dair derin anlamlar taşır.
“Kapıyı kapatmadan içeride kalabilmekti tüm mesele. Çünkü kapattıktan sonra içeride durmak bir anlam ifade etmiyor.”
Bu cümle, aslında insanın özgürlüğü ile aidiyeti arasındaki ince çizgiyi anlatır. Çünkü bir yerde bulunmakla, orada kalmayı seçmek aynı şey değildir. Bir insanın içeride olması, eğer kapı kapalıysa, onun gerçekten orada kalmak istediğini göstermez. Belki de sadece çıkamadığı için içeridedir.
Oysa kapı açıksa durum değişir.
Kapının açık olması, gitme ihtimalinin hâlâ var olduğunu gösterir. İnsan isterse çıkabilir, uzaklaşabilir, başka bir yolu tercih edebilir. Fakat bütün bunlara rağmen bulunduğu yerde kalıyorsa, işte o zaman kalmasının bir anlamı vardır. Çünkü artık bu bir mecburiyet değil, bir tercihtir.
İnsan ilişkilerinde de en önemli meselelerden biri budur. Birini yanında tutmak ile birinin kendi isteğiyle yanında kalması arasında büyük bir fark vardır. Sevgi, bir insanın önüne duvarlar örerek onu yanında tutmak değildir. Gerçek sevgi, karşısındaki insanın özgürlüğüne rağmen onun yanında kalmayı seçmesidir.
Çünkü insan ancak özgür olduğu zaman yaptığı seçimin sorumluluğunu gerçekten üstlenebilir.
Bir insanın “Gitmek istersen gidebilirsin” denildiğinde hâlâ kalmayı tercih etmesi, belki de bağlılığın en samimi hâlidir. Çünkü artık onu tutan bir zincir yoktur. Kapı açıktır. Yol açıktır. Fakat o insan yine de bulunduğu yeri terk etmez.
Bu durum sadece aşk ve ilişkiler için geçerli değildir. Dostluklarda, aile bağlarında, iş hayatında, yaşadığımız şehirlerde ve hatta hayata karşı duruşumuzda da aynı durum söz konusudur.
Bazen insanlar alıştıkları için bir yerde kalırlar. Bazen korktukları için, bazen yalnız kalmamak için, bazen de başka bir seçenekleri olmadığını düşündükleri için…
Fakat alışkanlıkla kalmak ile isteyerek kalmak arasında büyük bir fark vardır.
İnsan zaman zaman kendisine şu soruyu sormalıdır:
“Eğer önümde bütün kapılar açık olsaydı, yine de burada kalmayı seçer miydim?”
Bu sorunun cevabı, çoğu zaman insanın gerçek duygularını ortaya çıkarır.
Çünkü bazı şeyleri kaybetmekten korktuğumuz için değil, gerçekten istediğimiz için sürdürmeliyiz. Bir ilişkiyi yalnız kalmamak için değil, o insanla birlikte olmak istediğimiz için devam ettirmeliyiz. Bir dostluğu geçmişin hatırına değil, bugün hâlâ değer verdiğimiz için yaşatmalıyız. Bir yerde yalnızca alıştığımız için değil, orada kendimizi bulduğumuz için kalmalıyız.
Kapının açık olması bu yüzden önemlidir.
Açık kapı, her zaman gitmek anlamına gelmez. Bazen tam tersine, kalmanın değerini ortaya çıkarır. Çünkü insanın önünde seçenekler varken yaptığı seçim daha gerçektir.
Kapalı bir kapının ardında kalmak bir zorunluluk olabilir. Açık bir kapının ardında kalmak ise bir iradedir.
Belki de hayatın en büyük yanılgılarından biri, insanları kaybetmemek için onların kapılarını kapatmaktır. Oysa bir insanı gerçekten yanımızda tutmanın yolu onun çıkışını engellemek değil, çıkabileceği hâlde kalmak isteyeceği bir bağ kurabilmektir.
Çünkü zorla tutulan insanın bedeni yanımızda olabilir, fakat kalbi çoktan gitmiş olabilir.
Gerçek bağlılık ise insanın hem gidebilme özgürlüğüne sahip olması hem de gitmemeyi seçmesidir.
Bu nedenle bazen kapıları kapatmamak gerekir. İnsanlara, kendimize ve hayata bir miktar alan bırakmak gerekir. Çünkü özgürlük olmadan aidiyetin, tercih olmadan bağlılığın, gönüllülük olmadan kalmanın gerçek anlamını bulması zordur.
Sonuçta mesele içeride olmak değildir.
Mesele, kapı açıkken içeride kalabilmektir.
Çünkü kapı kapandıktan sonra içeride kalmak bir başarı değildir. Asıl anlamlı olan, kapının açık olduğunu bilmek, dışarı çıkabileceğini bilmek ve buna rağmen içeride kalmayı seçmektir.
Belki de gerçek sevgi budur.
Gerçek dostluk budur.
Gerçek aidiyet budur.
Ve belki de insanın hayatında araması gereken en değerli şeylerden biri şudur:
Gitme özgürlüğüne sahipken kalmayı seçen insanlar.
Çünkü onlar kapıyı kapattıkları için değil, kapı açık olduğu hâlde gitmedikleri için yanımızdadır.




