Uzun zamandır yapmak istediğim bir şeyi artık yapmaya karar verdim.Nasıl olur, nereye varır, kimlere ulaşır bilmiyorum. Belki zaman zaman yanlış düşünecek, belki abartacak, belki de tam yerinde bir şey söyleyeceğim. Bazen kendimle çelişecek, bazen bugün savunduğum bir düşünceyi yarın değiştireceğim. Ama bunun, insan olmanın doğal bir parçası olduğunu düşünüyorum.
Hayata ve insanlara bakış açımı; doğayı, sosyal hayatı, sanatı, mizahı ve kısacası hayata dair ne varsa, zamanı ve yeri geldiğinde kendi duygu, düşünce ve bakış açım doğrultusunda ele almaya ve ifade etmeye çalışacağım.
Belki de hepimizin yapmak isteyip bir türlü cesaret edemediği bir başlangıcın kendisi olacak bu.
Çünkü çoğu zaman bir şey yapmak istediğimizde kendimizden önce başkalarını düşünürüz.
“O ne der?”
“Bu ne düşünür?”
“Kim ne söyler?”
“Böyle yaparsam nasıl karşılanır?”
Bazen de insanların ne söylemesi, nasıl davranması veya ne düşünmesi gerektiğini kendimiz belirlemeye çalışırız.
Oysa hayatın böyle işlemediğini zamanla öğreniyoruz.
Hayat, her şeyi kendi istediğimiz gibi şekillendirebileceğimiz bir alan değil. İnsanları kendimize göre yaşayamayız. Onların düşüncelerini, duygularını, seçimlerini ve hayatlarını kendi doğrularımıza göre düzenleyemeyiz. Dahası, çoğu zaman kendi hayatımızı bile istediğimiz gibi kontrol edemeyiz.
Bunu kimi zaman farkında olmadan, kimi zaman da biraz geç fark ediyoruz.
Benim burada yapmaya çalışacağım şey ise kimseye ne düşünmesi gerektiğini anlatmak olmayacak.
Özgün duygu, düşünce ve içeriklerin ağırlıklı olacağı bu alanda yazdıklarımın herkes için bir anlam ifade etmeyeceğinin de farkındayım. Zaten böyle bir beklentim de yok.
Çünkü burada anlatacaklarım; benim düşüncelerim, benim duygularım, benim gözlemlerim ve benim hayata bakış açımdan ibaret olacak.
Bu nedenle bunu biraz da sadelik adına atılmış bir adım olarak görüyorum.
Kim olduğumu, ne yaptığımı ya da özel hayatıma ilişkin ayrıntıları anlatmak gibi bir niyetim yok. Bunların burada çok da önemli olduğunu düşünmüyorum.
Asıl önemli olanın; duygu, düşünce, fikir ve perspektiflerimizin ortak bir noktada buluşup buluşamayacağı olduğuna inanıyorum.
Fakat ortak bir perspektifte buluşmak adına kendimi değiştirmeyeceğim.
Olduğu gibi duran bir şeyi farklı göstermeye, farklı olduğunu düşündüğüm bir şeyi de sıradanlaştırmaya çalışmayacağım. Çünkü bunun tamamen öznel bir durum olduğunun farkındayım.
Bir şeyin bende oluşturduğu anlam ile bir başkasında oluşturduğu anlam aynı olmak zorunda değil.
Aynı manzaraya bakıp farklı şeyler görebiliriz.
Aynı olayı yaşayıp farklı sonuçlar çıkarabiliriz.
Aynı cümleyi duyup birbirinden tamamen farklı duygular hissedebiliriz.
Bence insan olmanın en güzel taraflarından biri de tam olarak budur.
Farklı düşünebilmek, farklı hissedebilmek ve buna rağmen birbirimizin düşüncelerine saygı gösterebilmek…
Ben de burada bunu yapmaya çalışacağım.
Kendimce nedenini ve nasılını sorgulayacak, gördüklerimi kendi penceremden anlatacak, bazen gülecek, bazen düşündürecek, bazen de belki hiç kimsenin hoşuna gitmeyecek şeyler söyleyeceğim.
Ama bunu birilerine kendimi kabul ettirmek için değil, kendimi ifade edebilmek için yapacağım.
Çünkü “Kendimce Neden ve Nasıl” benim için yalnızca bir başlık değil.
Bir bakış açısı.
Bir sorgulama biçimi.
Ve belki de uzun zamandır ertelenen bir başlangıç…
Ne kadar doğru, ne kadar yanlış olduğunu zaman gösterecek.
Ben ise sadece gördüğümü, düşündüğümü ve hissettiğimi; kendimce neden ve nasıl ise öyle anlatmaya çalışacağım.





Merhaba,
Yorum yönetimine başlamak, düzenlemek ve silmek için lütfen Başlangıç ekranındaki yorumlar bölümüne gidin.
Yorumcuların avatarları üzerinden alınır.