• Hakkımda
  • Reklam
  • Arşiv
  • İletişim
Çarşamba, Ekim 14, 2026
  • Login
KNN - Kendimce Neden Nasıl
  • Anasayfa
No Result
View All Result
  • Anasayfa
No Result
View All Result
KNN - Kendimce Neden Nasıl
No Result
View All Result
Home Toplumsal

Öyle Bir Zaman Ki…

KNN by KNN
5 Ekim 2026
in Toplumsal, Yaşam & İnsan
0
Öyle Bir Zaman Ki…

Fotoğraf : Kenan Gürbüz

0
SHARES
6
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Öyle bir zaman ki, insanın neyle övüneceğini, neyle gurur duyacağını artık kestirmek mümkün değil. Geçmişte insanı değerli kılan şeyler vardı; bir duruşu, bir sözü, bir emeği, bir ahlakı, bir bilgisi, bir karakteri vardı insanın. İnsan sahip olduğu şeylerden çok, nasıl bir insan olduğuyla anılırdı. Bugün ise öyle bir noktaya geldik ki, insanın sahip olduğu değerlerin yerini gösteriş, ahlaki ölçülerin yerini beğenilme arzusu, kişiliğin yerini ise insanların dikkatini çekme çabası aldı.

Öyle bir zaman ki, götüyle övünüyor ve gurur duyuyor kendisiyle!

Burada mesele elbette yalnızca bir insanın kendi bedeniyle övünmesi değildir. Asıl mesele, bir toplumun değer ölçülerinin hangi noktaya kadar savrulabildiğidir. Çünkü insanın neyi sergilediği kadar, neden sergileme ihtiyacı duyduğu da önemlidir. İnsan kendi değerini ortaya koyacak başka hiçbir şey bulamıyorsa, elinde kalan tek şey bedenini, görüntüsünü ve insanların kendisine yönelteceği bakışları üzerinden bir değer üretmeye çalışmaksa, ortada sadece bireysel bir tercih değil, aynı zamanda ciddi bir toplumsal yozlaşma vardır.

Bugün insanlara neye sahip olduklarını değil, kaç kişinin kendilerine baktığını soran bir düzen kurulmuş durumda. Ne söylediğinin, ne düşündüğünün, ne ürettiğinin, neye inandığının ve nasıl yaşadığının giderek önemsizleştiği; buna karşılık nasıl göründüğünün, kaç kişinin beğendiğinin ve ne kadar dikkat çektiğinin önemli hale geldiği bir çağın içerisindeyiz.

İnsan artık kendisini anlatmak için düşüncelerini değil, görüntüsünü kullanıyor.

Çünkü düşünmek emek istiyor.

Bilgi istiyor.

Karakter istiyor.

Duruş istiyor.

Bütün bunların yerine ise birkaç saniyelik bir görüntü koymak çok daha kolay. İnsanların dikkatini çekmek, onların hayranlığını kazanmak ve kendisine bir değer biçtirmek için artık büyük bir birikime sahip olmak gerekmiyor. Yeter ki görünür ol. Yeter ki dikkat çek. Yeter ki insanların konuşacağı bir şey ortaya koy.

Ve sonra bütün bunlar özgüven adı altında pazarlanıyor.

Oysa özgüven başka bir şeydir.

İnsanın kendisine güvenmesi, sahip olduğu bedenin herhangi bir parçasını insanlara göstermekten ibaret değildir. Özgüven, kimse alkışlamasa da doğru bildiğinin arkasında durabilmektir. İnsanların beğenisine ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir. Bir başkasının gözünde değer kazanmak için kendisini sürekli teşhir etmek zorunda hissetmemektir.

Bugün ise özgüven ile teşhir arasındaki çizgi neredeyse tamamen ortadan kaldırılmış durumda.

Her şey gösteriliyor.

Her şey pazarlanıyor.

Her şey beğeniye sunuluyor.

Hatta insan artık kendi mahremiyetini bile başkalarının beğenisine açarak bundan bir gurur ve değer üretmeye çalışıyor.

Bunun en acı tarafı ise insanların bunu garip bulmamaya başlamasıdır.

Çünkü toplum, sürekli tekrar edilen her şeyi zamanla normal kabul ediyor.

Dün utanılacak bir davranış olarak görülen şey, bugün cesaret olarak sunuluyor. Dün mahrem kabul edilen şey, bugün özgürlük adına sergileniyor. Dün insanın kendi içinde sakladığı değerler, bugün insanların önüne çıkarılıp beğeniye sunuluyor.

Sonra da bütün bunların adına modernlik deniliyor.

Hayır.

Her değişim gelişme değildir.

Her özgürlük söylemi özgürlük değildir.

Her özgüven gösterisi de özgüven değildir.

Bazen insanın özgür olduğunu zannettiği şey, aslında başkalarının bakışlarına ne kadar bağımlı hale geldiğinin göstergesidir.

Çünkü gerçekten özgür olan insan, sürekli görülmek zorunda değildir.

Sürekli beğenilmek zorunda değildir.

Sürekli kendisini kanıtlamak zorunda değildir.

Ve en önemlisi, kendi değerini başkalarının gözlerinden ölçmez.

Bugün ise insanın kendi değerini belirleme hakkını bile başkalarına bıraktığı bir dönemden geçiyoruz. Kaç kişi beğendi, kaç kişi baktı, kaç kişi yorum yaptı, kaç kişi konuştu?

Sanki insanın değeri bunların toplamından ibaretmiş gibi…

İşte asıl tehlike burada.

Çünkü bir toplumda insanlar karakterleriyle değil görüntüleriyle, bilgileriyle değil teşhir ettikleriyle, emekleriyle değil aldıkları beğenilerle değer görmeye başladığında, orada yalnızca bireyler değil, değerler sistemi de çökmeye başlar.

Ve insan, sonunda neyle gurur duyacağını bilemez hale gelir.

Öyle bir zaman ki, insanın gurur duyacağı şeylerin arasına kendi bedenini koyması artık şaşırtıcı gelmiyor. Hatta bunu eleştirenler gerici, ahlakı savunanlar çağdışı, mahremiyeti önemseyenler ise özgürlüğe karşı olmakla suçlanabiliyor.

İşte ben tam da burada duruyorum.

Çünkü mesele bir insanın bedeni değildir.

Mesele, insanın kendisini yalnızca bedeni üzerinden tanımlayacak kadar içini boşaltmasıdır.

Mesele, insanın elinde söyleyecek sözü kalmadığında görüntüsünü söz yerine koymasıdır.

Mesele, karakterin yerini teşhirin, emeğin yerini gösterişin, düşüncenin yerini görüntünün ve insan olmanın yerini beğenilmenin almaya başlamasıdır.

Ve insanlık açısından asıl soru şudur:

Biz gerçekten ilerliyor muyuz, yoksa sadece yozlaşmamızı daha modern kelimelerle mi anlatıyoruz?

Çünkü insanın elinde bilgi, fikir, emek, ahlak ve karakter varken bunlarla gurur duymayı bırakıp yalnızca görünüşüyle övünmeye başlaması, bana göre ilerlemenin değil, değer kaybının en açık işaretlerinden biridir.

Öyle bir zaman ki, insan kendisini büyütmek yerine kendisini sergiliyor.

Ve daha da kötüsü, sergilediği şeyle gurur duyuyor.

Belki de bugün en fazla sormamız gereken soru budur:

İnsan gerçekten neye sahip olduğu için gurur duymalıdır?

Çünkü insanın değeri, insanların ona nereden baktığıyla değil, insanın kendisine baktığında karşısında nasıl bir karakter gördüğüyle ölçülmelidir.

Tags: öyle bir zaman ki
Previous Post

İnsanları Meşgul Ederek Yönetmek

Next Post

Huzur Dediğimiz Şey Nedir?

KNN

KNN

Next Post
Huzur Dediğimiz Şey Nedir?

Huzur Dediğimiz Şey Nedir?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çekimlerim

  • Hakkımda
  • Reklam
  • Arşiv
  • İletişim
www.knn.net.tr

© 2026 KNN - İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve yayımlanması yasaktır. İhlallerde yasal işlem başlatılır. Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
View All Result
  • Anasayfa

© 2026 KNN - İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve yayımlanması yasaktır. İhlallerde yasal işlem başlatılır. Tüm Hakları Saklıdır